8.1 Bölüm

8.1 Bölüm

0

Gözlerimi yavaşça açtığımda tepemde beni seyreden Nathaira ile karşılaştım. Üstümde hafifçe bir örtü vardı ama ıslaklık hissi hala tenimdeydi sanki. Başımda zonklayan bir ağrı vardı ve ne zamandır burada yatıyordum anlamakta güçlük çekiyordum çünkü sanki bir haftadır uyuyormuşum gibi bir ağırlık vardı kaslarımda. Kendime gelmeye çalıştığım saniyelerde arkadan gelen tartışma sesleri de yükseliyordu. Zyran bir yandan Inara’ya bağırıyor bir yandan da çantasından gürültüyle bir şeyler arıyordu. Inara ise sakin ve kısık sesiyle, ‘’Zyran bu kadar abartmanı gerektirecek bir durum göremiyorum ortada. Gelmemiş olsaydım belki de uykunuza devam edecektiniz ve kızı hiç kurtaramayacaktık. Bence teşekkür etmen gerekirken bu kadar gerginlik çıkartmana hiç gerek yok.’’ dedi. Konuşmalarına bakılırsa baygınlığım çok da uzun sürmemişti. Sudan çıktığımda ne olmuştu? Nereia nereye kaybolmuştu? Benim gibi onu görmüşler miydi? Ben kafamın içinde bu sorgulamaları yaşarken Nathaira ile göz göze geldiğim an hemen ayaklandı ve ‘’Uyandı! Sıla uyandı! Kavga etmeyi bırakın da yardım edin!’’ diyerek Zyran ve Inara’nın olduğu tarafa doğru seslendi. Doğrulmaya çalıştığım sırada Zyran’ın elindeki çantayı aceleyle elinden bırakıp hızla yanıma doğru geldiğini gördüm. Koluma girip doğrulmama yardım ederken bir yandan da sırtımdaki örtüyü omuzlarımdan sarıp iyice sıkıyordu. Zyran’ın yüzündeki endişeyi gördüğümde kendimi sorgulamaya başladım. Neler olmuştu bana? Günlerdir soğukluğundan yaklaşamadığım Zyran ne değişmişti de bu kadar üstüme titrer olmuştu? O sırada etrafıma sardığı örtü ne kadar işe yarıyor anlayamıyordum ama omuzlarımdan tutması titrememi bir süre de olsa durdurmuştu. Inara ellerini ateşe doğrultup ısınmaya çalışırken oturduğumuz tarafa göz ucuyla bakarak, ‘’Bu kadar düşkün olduğunu bilsem sana bırakırdım.’’ dedi. Zyran, ‘’Gelmene izin verirsem susacak mısın?’’ diyerek kollarımı ve bileklerimi incelemeye başladı. Baş parmağıyla belli noktalara bastırarak acıyıp acımadığını sorup tekrar tekrar yüzüme bakıyordu. Bense sadece kolumda gezen ellerini inceliyordum. Kafamı kaldırıp gözleriyle denk gelme düşüncesi içimde tuhaf bir his uyandırmıştı. Zyran’ın dokunuşları içimi ürpertiyordu ama bu üşümeyle mi, yoksa hissetmemeye çalıştığım başka bir duyguyla mı ilgiliydi emin olamıyordum. Gözlerim Inara’ya kaydı. Sessiz, sakin, ama bir o kadar da… güzel ve parlak. Ateşe bakan gözlerinde hiçbir yabancılık yoktu. Hatta yanında durduğu ateş kadar sıcak bir güven duygusu kaplıyordu onun bu saf görüntüsüyle bakıştıkça. Ne garip. Şimdiye kadar en az tanıdığım kişi oydu ama bir tek onunla göz göze geldiğimde içimde bir rahatlama oluyordu.

Inara başını kaldırmadan, sanki kafamda olup biten her şeyi duymuş gibi usulca konuştu:
“Nereia’nın dokunduğu biri kolay kolay geri dönemez. Sen hâlâ buradasın, bu iyiye işaret, sanırım.” 

Zyran Inara’nın dediklerini duyar duymaz irkildi.
“Onu gördün mü?” diye sordu bana bakarak, kaşları çatılmıştı, sesi hâlâ sertti ama içinde meraklı bir şekilde.

Bir anda duraksadım. Onlara her şeyi açık açık anlatmalı mıydım yoksa olanları kendime mi saklamalıydım? ‘’Evet.’’ dedim kısık bir sesle. ‘’Ama ne kadar gerçek ölçemiyorum. Her şey çok tuhaf ve algılaması güçtü. Rüya gibiydi ama her anı gerçekti.’’ dedim birkaç saniyeliğine Zyran ile göz göze gelerek. Tam bu sırada Nathaira yanımda otururken birden ayağa kalktı. Hiçbir şey demedi. Bir iki tur yavaşça kendi etrafında dönerek
ellerini ovuşturduktan sonra parmaklarını bileğine bastırarak masaj yapıyor gibi halkalar çizdi. Nathaira o kadar masum bir kızdı ki bazen yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız ona ağır gelir mi, ne kadarını kaldırabilir düşünüyordum. Bu tuhaf hareketleri de endişelerimin artmasına sebep olmuştu. Gözleri ormanın içindeki karanlığa doğru kaydı ve sonra tekrar hiçbir şey olmamış gibi gülümsedi. “Şimdi gördüğünün gerçek mi olduğuna inanacağız, yoksa rüya mı?” diye sordu. Tonu yumuşaktı ama içinde zıplaması yasaklanmış bir tavşan varmış gibi heyecanlıydı. Inara başını çevirdi. Nathaira’ya dikkatle baktı. Hiçbir şey demedi ama bakışları Nathaira’yı delip geçmişti. Anlık bir bakışla Zyran’a döndükten sonra, ‘’Sıla sen kendini nasıl rahat hissedersen öyle yapalım. Ama bize anlatman hem yolculuğumuzu hızlandırır hem de senin yükünü hafifletir. Ben her zaman yanındayım unutma.’’ dedi bana doğru o rahatlatıcı sesiyle.

Zyran, ‘’Anlatacaklarının gerçek mi yoksa bir yanılsama mı olduğunu sen her detayını anlatmadan asla tam anlamıyla öğrenemeyiz. Şüphe tek gerçek unutma. Bazen insan kendinden bile şüphe edebilir. Böyle zamanlarda hafızana mı yoksa hislerine mi güveneceksin iyi bilmelisin.’’. Tam yumuşamaya başlamıştı diyecekken Zyran yine çokbilmiş tavrını konuşturmuş ve aramızdaki buz dağını biraz daha yükseltmişti. 

Zyran’ın sert ama sorgulayıcı bakışları beni içinde dolandığım bulanıklıktan geri çağırdı.
“Sana ne söyledi, ne hatırlıyorsun?” 

Bir şeyler söylemem gerekiyordu. Ama ne?
İçimde hâlâ dolanmaya devam eden o şüpheyi ve korkuyu ne yapacağımı bilemediğim için boğazıma bir perde germek zorunda kaldım.
“Mağaralar…” dedim. ‘’Mağaralardan bahsetti.’’ Sesim çıkmamış gibiydi. Boğuluyordu. Ama devam ettim. Biraz olsun işe yaramak için çaba göstermeliydim.
“Sanki oraya ait olmayan bir şey gibi. Sıra sıra dizilmiş, dağın içine gömülmüş mağaralar… Her biri bir yere açılıyor gibiydi. Farklı zamanlara…”
Yüzlerine bakmadım. Ateşe baktım.

Zyran başını kaldırdı. “Bir yere açılıyor derken ne demek istiyorsun?” Sesi yumuşak değildi ama bu sefer az da olsa ölçülüydü. Sorguluyordu ama kontrollüydü.

Omuzlarımı silktim. “Tam emin değilim. Sanki her mağara bir anıya, bir kişiye ya da… başka bir zamana aitti. O kadar net değildi.’’

Küçük bir sessizlik oldu. Zyran kımıldamadı. Ama gözlerinin içindeki kaslar hareket etti sanki. “Yerini tarif etti mi?” dedi.
Hayır. Etmemişti. Ama benden istese bile edemezdim.
“Aklımda bir yer var ama bir yol haritası gibi değil. Daha çok… bir his gibi.”

Inara, bu noktada ilk kez içindeki ümit alevlenmiş gibi konuştu: “Bazen yolun haritası gözlerinin aradığı yerlerde değil, içeridedir. Kalbinde duyduğun ses, haritanın götüreceği yoldan daha doğru olabilir.”

Onun böyle konuşması beni tuhaf şekilde teselli ediyordu. Kafamı kaldırıp ona baktım. Gülümsüyordu ama bu sıradan bir gülümseme değildi. Onay vermek gibi.
Yanımda olduğunu hissettirmek gibi.

Zyran tam o anda başını eğdi. Ellerini dizlerine bastırdı. Sanki bir şey diyecekti ama söylememeye karar verdi. Diline dizilen tüm kelimeleri yavaşça ve zorla yuttu. Sonra yine sessizce, “Rüyaysa bu, içinde çok fazla gerçek var,” dedi. Ardından bakışlarını bana değil, Inara’ya çevirdi. Aralarında ne kadar sinir bozucu bir ilişki olsa da Zyran da Inara’nın bilgeliğinin farkındaydı ve birbirlerini onaylar şekilde başlarıyla bir işaret yaptılar. 

Tam bu anda, Nathaira dizlerinin arasına gömdüğü başını aniden kaldırdı.
Aniden ama sessizce. O masum ve dağınık hali yoktu. Gözleri çok odaklıydı. Hedefe kilitlenmiş gibi. Ve bir an için, o karanlığa tekrar baktı. Sanki orada biri varmış gibi.
Sonra gözleri bir anlığına bana kaydı.
Ve ben, sanki o bakışın içinde beni değil de bana ait olan ama benim bile çözemediğim bir sırrı izlediğini hissettim. O sırada göz göze gelmedik, ama içim ürperdi. Bu birkaç saniyelik olay zincirlerinden sonra Zyran sessizliği bozan kişi oldu ve ‘’Bazı şeyleri kafanda oturtup bize daha net şeyler söylemelisin Sıla. Söz konusu kalbinin sesini dinlemekle çözülecek romantik meselelerden değil. Sabaha kadar kendine gelmeye bak ve eğer bu mağaralar gerçekse Nereia’nın söylemiş olabileceği daha net kanıtlar hatırlamaya çalış. Sabah da erkenden yola çıkalım.’’

Zyran bunları söylerken o sinir bozucu gülümsemesiyle ortamı yumuşatmaya ve belki de bana güç vermeye çalışmıştı ama gözlerinin ardındaki hayal kırıklığını gizleyememişti. Evet Zyran, belki şüphe tek gerçekti ama bazen bir bakış, bin kanıttan daha gerçektir. 

How useful was this post?

Click on a star to rate it!

Average rating 0 / 5. Vote count: 0

No votes so far! Be the first to rate this post.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yasemin ERDOĞAN

Selam, yeni bölümü okuduktan sonra oylamayı ve yorum yapmayı unutmayın! Destekleriniz için teşekkür ederim. 💕

Latest Posts



Tags